Birol Yılmaz
Köşe Yazarı
Birol Yılmaz
 

Önyargıların Psikolojisi

Doğumla birlikte erişkin yaşımıza kadar bireysel kimliklerimiz sürekli olarak gelişip değişiklik gösterebiliyor. Aynı zamanda bugün biliyoruz ki bireysel kimliğin oluşumunda doğumdan ergenliğe kadar olan süredeki yapılar çekirdek kimliği oluşturuyor. Bu oluşum ile birlikte kişi kendisi, çevresi, ülkesi ve diğer insanlar hakkında belirli inanç ve fikirlere, bazı kanaatlere sahip olur. İnsan yavrusunun psikolojik ve biyolojik olarak ben ve öteki ayrımını zihinsel olarak yapabilir olma kapasitesine gelmesi kimlik gelişimdeki önemli bir nokta olarak kabul edilir. (Mahler) Öteki ile kurulan sağlıklı özdeşim, bu gelişimin tamamlanması için çok önemlidir. Yani kişi iyi ve kötüyü bütünleştirmeli ki daha gerçekçi bir hayat görüşüne sahip olabilsin. Önyargı diye bilinen olgu işte bu bütünlüğün tam olarak sağlanamaması karşısında oluşmaya başlayan bir fenomen olarak karşımıza çıkıyor ve ötekine karşı hissedilen huzursuzluk duygusu, etnik aşağılama, yabancı düşmanlığı ve yok saymaya kadar geniş bir yelpazede görülüyor. Sonuç olarak da seçimlerimizde, verdiğimiz kararlarda, tavır ve tepkilerimizde farkında olmadan önyargılarımızın etkisi altına girebiliyoruz. Önyargıların temelde cehaletten değil daha çok bilerek görmezden gelme şeklinde olduğu düşünülmektedir. Yani değişmeyen, sürekli var olan önyargılar ihtiyaçlara karşılık gelen inançlardan kaynaklanabilmekte ve aslında temelini de bireylerin ilk nesne ile yani primer bakım verenleri ile ilişkilerin de meydana gelen duygusal sorunlardan oluşturmakta. Yapılan bazı araştırmalar, yabancı korkusunun bebekte 6 ile 8. aylarda gözlendiğini ortaya koymaktadır. (Spits, 1965) Kimlik gelişimdeki en önemli aşama olan “ayrılma ve bireyleşme” sürecinin sağlıklı bir şekilde geçirilmesi yabancı korkusunun çözülmesinde ve güvenin tam inşa edilmesinde çok önemli bir dönüm noktasıdır. Erişkin yaşamınızdaki yabancı korkusunun, başkalarına karşı oluşan tahammülsüzlüğün ve bunun bazılarında artarak nefrete dönüşmesinin nedeninin kişinin bakım verenleri ile ilişkilerin beklenen düzeyde olmamasından kaynaklandığı ileri sürülmüştür. (Parent, 2007) Dolayısıyla kimlik, bebeklik döneminden itibaren çevredeki önemli kişilerin etkisi ile kendi sosyal çevresine uygun bir şekilde başlar ve gelecekte de ötekiler ile olan her türlü ilişkilerdeki önyargılı tutum ve davranışların da temelini oluşturmaktadır. Önyargı, “bir kimse veya bir şeyle ilgili olarak belirli şart, olay ve görüntülere dayanarak olumlu veya olumsuz peşin yargı sahibi olmak “diye tanımlanmaktadır. (TDK) Bu tanım bize önyargıların kişisel ilişkilerin dışında, her birinin tek tek ele alınması gereken evrimsel ,ontogenetik, tarihsel, ekonomik boyutlarının da olduğunu işaret eder. Ne yazık ki erken dönemde şekillenen ben ve öteki arasındaki ayrımın birçok nedenden dolayı beslenerek sağlıklı bir şekilde bütünleştirilememesi, sürekli karşılaştığımız ve çok rahatsız edici bazı tabloları gözler önüne sermektedir.
Ekleme Tarihi: 11 Eylül 2021 - Cumartesi

Önyargıların Psikolojisi

Doğumla birlikte erişkin yaşımıza kadar bireysel kimliklerimiz sürekli olarak gelişip değişiklik gösterebiliyor. Aynı zamanda bugün biliyoruz ki bireysel kimliğin oluşumunda doğumdan ergenliğe kadar olan süredeki yapılar çekirdek kimliği oluşturuyor. Bu oluşum ile birlikte kişi kendisi, çevresi, ülkesi ve diğer insanlar hakkında belirli inanç ve fikirlere, bazı kanaatlere sahip olur. İnsan yavrusunun psikolojik ve biyolojik olarak ben ve öteki ayrımını zihinsel olarak yapabilir olma kapasitesine gelmesi kimlik gelişimdeki önemli bir nokta olarak kabul edilir. (Mahler) Öteki ile kurulan sağlıklı özdeşim, bu gelişimin tamamlanması için çok önemlidir. Yani kişi iyi ve kötüyü bütünleştirmeli ki daha gerçekçi bir hayat görüşüne sahip olabilsin. Önyargı diye bilinen olgu işte bu bütünlüğün tam olarak sağlanamaması karşısında oluşmaya başlayan bir fenomen olarak karşımıza çıkıyor ve ötekine karşı hissedilen huzursuzluk duygusu, etnik aşağılama, yabancı düşmanlığı ve yok saymaya kadar geniş bir yelpazede görülüyor.

Sonuç olarak da seçimlerimizde, verdiğimiz kararlarda, tavır ve tepkilerimizde farkında olmadan önyargılarımızın etkisi altına girebiliyoruz. Önyargıların temelde cehaletten değil daha çok bilerek görmezden gelme şeklinde olduğu düşünülmektedir. Yani değişmeyen, sürekli var olan önyargılar ihtiyaçlara karşılık gelen inançlardan kaynaklanabilmekte ve aslında temelini de bireylerin ilk nesne ile yani primer bakım verenleri ile ilişkilerin de meydana gelen duygusal sorunlardan oluşturmakta. Yapılan bazı araştırmalar, yabancı korkusunun bebekte 6 ile 8. aylarda gözlendiğini ortaya koymaktadır. (Spits, 1965)

Kimlik gelişimdeki en önemli aşama olan “ayrılma ve bireyleşme” sürecinin sağlıklı bir şekilde geçirilmesi yabancı korkusunun çözülmesinde ve güvenin tam inşa edilmesinde çok önemli bir dönüm noktasıdır. Erişkin yaşamınızdaki yabancı korkusunun, başkalarına karşı oluşan tahammülsüzlüğün ve bunun bazılarında artarak nefrete dönüşmesinin nedeninin kişinin bakım verenleri ile ilişkilerin beklenen düzeyde olmamasından kaynaklandığı ileri sürülmüştür. (Parent, 2007) Dolayısıyla kimlik, bebeklik döneminden itibaren çevredeki önemli kişilerin etkisi ile kendi sosyal çevresine uygun bir şekilde başlar ve gelecekte de ötekiler ile olan her türlü ilişkilerdeki önyargılı tutum ve davranışların da temelini oluşturmaktadır.

Önyargı, “bir kimse veya bir şeyle ilgili olarak belirli şart, olay ve görüntülere dayanarak olumlu veya olumsuz peşin yargı sahibi olmak “diye tanımlanmaktadır. (TDK) Bu tanım bize önyargıların kişisel ilişkilerin dışında, her birinin tek tek ele alınması gereken evrimsel ,ontogenetik, tarihsel, ekonomik boyutlarının da olduğunu işaret eder. Ne yazık ki erken dönemde şekillenen ben ve öteki arasındaki ayrımın birçok nedenden dolayı beslenerek sağlıklı bir şekilde bütünleştirilememesi, sürekli karşılaştığımız ve çok rahatsız edici bazı tabloları gözler önüne sermektedir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve offtherecord.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.