Ümit Ünal
Köşe Yazarı
Ümit Ünal
 

Matematik Korkusu

Bir zamanlar karanlıktan korkardım. Biraz büyüdüğümde karanlık korkumun sebebinin aslında bilinmezlik, az ilerisini kestirememek olduğunu anladım. Az daha büyüyüp kendi adımlarımı atmaya, ayaklarımın üzerinde durmaya başlayınca çaresiz kaldığım durumlar çıktı karşıma. Bu sefer de bu çaresizliklerden kurtulmak için onları anlamlandırmaya başladım. Bir süre çaresiz hissettiğim durumları düşündüğümde anladım ki çaresizliklerimi ben yaratıyordum. Nasıl mı?  Pes ederek, mücadele etmeyerek, yarıda keserek… Büyüdüm! Çaresizliklerimi, korkularımı yenerek hem de. Şimdi matematik öğretmeniyim ve mesleğimde fark yaratabilmem için anlamlandırmam gereken bir korku daha var  “matematik korkusu”. Ben matematik korkusunu karanlık korkusu ve öğrenilmiş çaresizlik ile bağdaştırıyorum. Öğrenci, matematikte bir adım sonrasında karşısına çıkabilecekleri kestiremediği için orasının karanlık ve ilerlenemez bir ortam olduğunu düşünüyor. Böylece adım atmaktan korkuyor. Bunun yanı sıra öğrenci doğru ortamda, şartlarda ve düzeyde matematikle karşılaşmadıysa matematiğe attığı her şut direkten dönüyor, gol olmuyor ve pes etmeyle sonuçlanan her şut, onu matematikte çaresizliğe götürüyordur. Biz matematik öğretmenlerinin, matematik korkusunu ortadan kaldırma adına yapması gereken ilk koşul, öğrencilerimizi iyi analiz etmek, onlarla kurulacak güzel diyaloğu güvenli bir sınıf ortamına taşımak, bireysel özelliklerine ve öğrenme şekillerine uygun yaklaşımlarla onlara güven dolu sıcak bir ders ortamı sunabilmektir. Konulara başlamadan önce konunun hayat içindeki kullanımlarını deneyimleyebilecekleri uygun etkinlikleri sınıfa, gerekiyorsa sınıfı ortama taşıyabilmeliyiz. Eğlenceli matematiksel oyunlarla onların matematikte alacakları yolda, onlara eşlik etmeliyiz. Bu yapılacak küçük dokunuşlarla, öğrenci bir noktadan sonra artık matematiğin korktuğu karanlık yüzüyle değil seveceği aydınlık yüzüyle karşılaşacak ve bundan sonra gözü kapalı, korkusuzca tek başına matematiğin güzelliklerini keşfetmeye başlayacaktır. Öğrenilmiş çaresizlikle karşımıza gelen çocuklarımızı ise ilgi alanlarına göre başarabilecekleri düzeyde görevlendirerek, başarmanın tadına vardırmalı ve nasıl ki çaresizlikleri öğrenmişlerse, sabırlı bir biçimde başarabilmeyi de öğrenmelerini sağlamalıyız. Bunların yanı sıra diğer zümrelerle işbirliği yaparak hayatın, olayların içindeki matematiği keşfetmelerini sağlamalı, “sınav için değil, yaşam için matematik” fikrini öğrencilerimize aşılamalıyız.  
Ekleme Tarihi: 20 Eylül 2021 - Pazartesi

Matematik Korkusu

Bir zamanlar karanlıktan korkardım. Biraz büyüdüğümde karanlık korkumun sebebinin aslında bilinmezlik, az ilerisini kestirememek olduğunu anladım. Az daha büyüyüp kendi adımlarımı atmaya, ayaklarımın üzerinde durmaya başlayınca çaresiz kaldığım durumlar çıktı karşıma. Bu sefer de bu çaresizliklerden kurtulmak için onları anlamlandırmaya başladım. Bir süre çaresiz hissettiğim durumları düşündüğümde anladım ki çaresizliklerimi ben yaratıyordum.

Nasıl mı?  Pes ederek, mücadele etmeyerek, yarıda keserek…

Büyüdüm! Çaresizliklerimi, korkularımı yenerek hem de. Şimdi matematik öğretmeniyim ve mesleğimde fark yaratabilmem için anlamlandırmam gereken bir korku daha var  “matematik korkusu”.

Ben matematik korkusunu karanlık korkusu ve öğrenilmiş çaresizlik ile bağdaştırıyorum. Öğrenci, matematikte bir adım sonrasında karşısına çıkabilecekleri kestiremediği için orasının karanlık ve ilerlenemez bir ortam olduğunu düşünüyor. Böylece adım atmaktan korkuyor. Bunun yanı sıra öğrenci doğru ortamda, şartlarda ve düzeyde matematikle karşılaşmadıysa matematiğe attığı her şut direkten dönüyor, gol olmuyor ve pes etmeyle sonuçlanan her şut, onu matematikte çaresizliğe götürüyordur.

Biz matematik öğretmenlerinin, matematik korkusunu ortadan kaldırma adına yapması gereken ilk koşul, öğrencilerimizi iyi analiz etmek, onlarla kurulacak güzel diyaloğu güvenli bir sınıf ortamına taşımak, bireysel özelliklerine ve öğrenme şekillerine uygun yaklaşımlarla onlara güven dolu sıcak bir ders ortamı sunabilmektir.

Konulara başlamadan önce konunun hayat içindeki kullanımlarını deneyimleyebilecekleri uygun etkinlikleri sınıfa, gerekiyorsa sınıfı ortama taşıyabilmeliyiz. Eğlenceli matematiksel oyunlarla onların matematikte alacakları yolda, onlara eşlik etmeliyiz. Bu yapılacak küçük dokunuşlarla, öğrenci bir noktadan sonra artık matematiğin korktuğu karanlık yüzüyle değil seveceği aydınlık yüzüyle karşılaşacak ve bundan sonra gözü kapalı, korkusuzca tek başına matematiğin güzelliklerini keşfetmeye başlayacaktır.

Öğrenilmiş çaresizlikle karşımıza gelen çocuklarımızı ise ilgi alanlarına göre başarabilecekleri düzeyde görevlendirerek, başarmanın tadına vardırmalı ve nasıl ki çaresizlikleri öğrenmişlerse, sabırlı bir biçimde başarabilmeyi de öğrenmelerini sağlamalıyız.

Bunların yanı sıra diğer zümrelerle işbirliği yaparak hayatın, olayların içindeki matematiği keşfetmelerini sağlamalı, “sınav için değil, yaşam için matematik” fikrini öğrencilerimize aşılamalıyız.

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve offtherecord.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.